سَاهِر

كَانَ الْحَارِسُ سَاهِراً طَوَالَ اللَّيْلِ لِحِمَايَةِ الْمَبْنَى مِنَ السَّرِقَةِ

Bekçi, binayı hırsızlıktan korumak için bütün gece uyanıktı.

الْجُنُودُ سَاهِرُونَ عَلَى الْحُدُودِ لِحِمَايَةِ الْوَطَنِ مِنْ أَيِّ تَهْدِيدٍ

Askerler, vatanı herhangi bir tehditten korumak için sınırlarda nöbet tutuyorlar.