سَدَّ

يَسُدُّ، سَدّ
Aynı yazılan 1 kelime daha

سَدَّتِ الصُّخُورُ الطَّرِيقَ بَعْدَ الْعَاصِفَةِ.

Fırtınadan sonra kayalar yolu kapattı.

يَتَعَيَّنُ عَلَى الشَّرِكَةِ أَنْ تَسُدَّ دُيُونَهَا فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.

Şirket, borçlarını zamanında ödemek zorunda.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

سَدّ

سُدُود

يُعْتَبَرُ سَدُّ أَسْوَانَ مِنْ أَكْبَرِ السُّدُودِ فِي الْعَالَمِ.

Asvan Barajı, dünyadaki en büyük barajlardan biri olarak kabul edilir.

كَانَتِ الْبَطَالَةُ سَدًّا كَبِيرًا أَمَامَ تَقَدُّمِ الشَّبَابِ.

İşsizlik, gençlerin ilerlemesinin önünde büyük bir engeldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler