سَرْدًا

قَرَأَ الْمُعَلِّمُ الْأَسْمَاءَ سَرْدًا.

Öğretmen isimleri art arda okudu.

شَرَحَ الْمُعَلِّمُ الدَّرْسَ سَرْدًا لِكَيْ يَفْهَمَهُ الطُّلَّابُ.

Öğretmen, öğrencilerin anlaması için dersi açıkça anlattı.

وَصَفَ الشَّاهِدُ الْحَادِثَ سَرْدًا أَمَامَ الْمَحْكَمَةِ.

Tanık, kazayı mahkemede detaylı olarak anlattı.