وَضَعَ الْفَارِسُ السَّرْجَ عَلَى ظَهْرِ الْحِصَانِ قَبْلَ الرُّكُوبِ.
Şövalye binmeden önce atın sırtına eyeri yerleştirdi.
وَضَعَ الْفَارِسُ السَّرْجَ عَلَى ظَهْرِ الْحِصَانِ قَبْلَ الرُّكُوبِ.
Şövalye binmeden önce atın sırtına eyeri yerleştirdi.
أَصْلَحَ الْعَامِلُ السَّرْجَ الْمُمَزَّقَ لِلدَّرَّاجَةِ النَّارِيَّةِ.
İşçi, motosikletin yırtık selesini tamir etti.
semer
سَرَّجَ السَّائِسُ الْحِصَانَ لِلرَّاكِبِ.
Seyis, atı binici için eyerletti.
يَجِبُ عَلَى الْفَارِسِ أَنْ يُسَرِّجَ حِصَانَهُ بِعِنَايَةٍ قَبْلَ الرُّكُوبِ.
Binici, ata binmeden önce atını dikkatlice eyerlemek zorundadır.