كَانَ تَحْلِيلُهُ لِلْمَوْضُوعِ سَطْحِيّاً وَلَمْ يَتَعَمَّقْ في التَّفَاصِيلِ.
Konuyla ilgili analizi yüzeyseldi ve detaylara inmemişti.
كَانَ تَحْلِيلُهُ لِلْمَوْضُوعِ سَطْحِيّاً وَلَمْ يَتَعَمَّقْ في التَّفَاصِيلِ.
Konuyla ilgili analizi yüzeyseldi ve detaylara inmemişti.
قَدَّمَ المُدِيرُ شَرْحاً سَطْحِيّاً لِلْمَشْرُوعِ دُونَ الخَوْضِ في التَّفَاصِيلِ.
Müdür, detaylara girmeden proje hakkında üstünkörü bir açıklama yaptı.
لَا يُعْجِبُنِي الْأَشْخَاصُ السَّطْحِيِّينَ الَّذِينَ يَهْتَمُّونَ بِالْمَظَاهِرِ فَقَطْ.
Sadece dış görünüşe önem veren sığ insanlardan hoşlanmıyorum.
kafası boş, üç buçuk, sudan, yalın kat, kuş beyinli, hafif yollu, yavan, yüzeyli, suyuna tirit, düzeysiz, eften püften, fikirsiz, çapsız, zahirî, tıntın, baştan savma, derinliksiz, içeriksiz, uydurkaydır, yalpık, sathi