سَفْح

سُفُوح

يَقَعُ مَنْزِلُنَا فِي سَفْحِ الْجَبَلِ حَيْثُ الْهَوَاءُ نَقِيٌّ وَالْمَنَاظِرُ طَبِيعِيَّةٌ خَلَّابَةٌ.

Evimiz, havanın temiz ve manzaranın nefes kesici olduğu dağın eteğinde yer almaktadır.

تَنْتَشِرُ أَشْجَارُ الزَّيْتُونِ عَلَى سَفْحِ التَّلِّ مِمَّا يُضْفِي جَمَالاً عَلَى المِنْطَقَةِ.

Zeytin ağaçları tepenin yamacına yayılmış, bölgeye güzellik katmaktadır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler