أَضَعُ قَلِيلًا مِنَ السُّكَّرِ فِي الشَّايِ.
Çaya biraz şeker koyarım.
أَضَعُ قَلِيلًا مِنَ السُّكَّرِ فِي الشَّايِ.
Çaya biraz şeker koyarım.
شَرِبْتُ الْكَثِيرَ مِنَ الْكُحُولِ فِي حَفْلَةِ اللَّيْلَةِ الْمَاضِيَةِ وَسَكِرْتُ.
Dün geceki partide çok fazla içki içtim ve sarhoş oldum.
mest olmak, fitil gibi olmak, başı dumanlanmak, esrimek, kafası dumanlanmak, kafayı bulmak
السُّكْرُ يَجْعَلُ الْقِيَادَةَ خَطِيرَةً.
Sarhoşluk araba kullanmayı tehlikeli yapar.
esriklik, matizlik, sarhoşlaşma, sermestlik, sermestî, alkollülük, bekrilik, mestlik
şekerlendirmek