لَدَيْهِ دَائِمًا نَظْرَةٌ سَلْبِيَّةٌ تُجَاهَ كُلِّ شَيْءٍ مِنْ حَوْلِهِ.
Çevresindeki her şeye karşı her zaman olumsuz bir bakış açısına sahip.
لَدَيْهِ دَائِمًا نَظْرَةٌ سَلْبِيَّةٌ تُجَاهَ كُلِّ شَيْءٍ مِنْ حَوْلِهِ.
Çevresindeki her şeye karşı her zaman olumsuz bir bakış açısına sahip.
كَانَ رَدُّ فِعْلِهِ سَلْبِيًّا لِلْغَايَةِ عِنْدَمَا سَمِعَ الْأَخْبَارَ السَّيِّئَةَ.
Kötü haberi duyduğunda tepkisi çok negatifti.
Ayrıca: menfi, pasif
edilgin, edilgen