الْجِسْمُ السَّلِيمُ يَحْتَاجُ إِلَى الرِّيَاضَةِ.
Sağlıklı vücut spora ihtiyaç duyar.
الْجِسْمُ السَّلِيمُ يَحْتَاجُ إِلَى الرِّيَاضَةِ.
Sağlıklı vücut spora ihtiyaç duyar.
هَذَا الْجِدَارُ سَلِيمٌ وَلَيْسَ فِيهِ شُقُوقٌ.
Bu duvar sağlam ve içinde çatlak yok.
bütün, sağ, sahih, olaysız, arızasız, çürüksüz, esenlikli, zedesiz, ziyansız, kertiksiz, hasarsız