كَانَتْ سُمْرَتُهَا تَزِيدُهَا جَمَالاً وَجَاذِبِيَّةً خَاصَّةً فِي ضَوْءِ الشَّمْسِ.
Güneş ışığında esmerliği onun güzelliğini ve çekiciliğini artırıyordu.
كَانَتْ سُمْرَتُهَا تَزِيدُهَا جَمَالاً وَجَاذِبِيَّةً خَاصَّةً فِي ضَوْءِ الشَّمْسِ.
Güneş ışığında esmerliği onun güzelliğini ve çekiciliğini artırıyordu.
أُحِبُّ سُمْرَةَ بَشَرَتِي بَعْدَ قَضَاءِ أُسْبُوعٍ عَلَى الشَّاطِئِ.
Sahilde bir hafta geçirdikten sonra cildimin bronzluğunu seviyorum.