سِنَاد

كَانَ صَدِيقِي سَنَداً لِي فِي أَوْقَاتِ الشِّدَّةِ وَالصِّعَابِ.

Arkadaşım zor ve sıkıntılı zamanlarda bana destek oldu.

الْأَمَلُ هُوَ السَّنَدُ الْوَحِيدُ الَّذِي نَمْلِكُهُ فِي هَذِهِ الْحَيَاةِ.

Umut, bu hayatta sahip olduğumuz tek dayanak noktasıdır.

وَضَعُوا سِنَاداً خَشَبِيّاً لِلْجِدَارِ المُتَصَدِّعِ لِمَنْعِهِ مِنَ الِانْهِيَارِ.

Çatlak duvarın çökmesini önlemek için ahşap bir payanda yerleştirdiler.