شَاخَ الرَّجُلُ وَأَصْبَحَ يَمْشِي بِبُطْءٍ مُسْتَعِيناً بِعَصَاهُ الْخَشَبِيَّةِ.
Adam yaşlandı ve tahta bastonuna dayanarak yavaşça yürümeye başladı.
شَاخَ الرَّجُلُ وَأَصْبَحَ يَمْشِي بِبُطْءٍ مُسْتَعِيناً بِعَصَاهُ الْخَشَبِيَّةِ.
Adam yaşlandı ve tahta bastonuna dayanarak yavaşça yürümeye başladı.
شَاخَتِ الشَّجَرَةُ الْمُعَمَّرَةُ وَأَصْبَحَتْ أَغْصَانُهَا مُتَيَبِّسَةً وَجَافَّةً.
Asırlık ağaç ihtiyarladı ve dalları sertleşip kurudu.
ihtiyar olmak, yaşlanmak, tohuma kaçmak, kocalmak, kocamak, ihtiyarlamak, karımak, köhneleşmek, moruklamak, eskimek, moruklaşmak