أُعَانِي مِنْ شِدَّةِ الصُّدَاعِ النِّصْفِيِّ فِي الْأَيَّامِ الَّتِي أَكُونُ فِيهَا مُتَوَتِّرًا.

Gergin olduğum günlerde migrenimin yoğunluğundan muzdaribim.

تَسَبَّبَتْ شِدَّةُ الْعَاصِفَةِ فِي أَضْرَارٍ كَبِيرَةٍ لِلْمَبَانِي وَالْمُمْتَلَكَاتِ.

Fırtınanın şiddeti, binalara ve mülklere büyük zararlar verdi.

أَدْهَشَتْنِي شِدَّةُ الحَدِيدِ.

Demirin sertliği beni şaşırttı.

Ayrıca: sıkıntı, zorluk

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

شَدَّة

مِنَ الْمُهِمِّ جِدًّا وَضْعُ عَلَامَةِ الشَّدَّةِ فِي الْمَكَانِ الصَّحِيحِ عِنْدَ الْكِتَابَةِ بِاللُّغَةِ الْعَرَبِيَّةِ.

Arapça yazarken şedde işaretini doğru yere koymak çok önemlidir.