تَطَايَرَ الشَّرَارُ مِنَ النَّارِ المُتَأَجِّجَةِ فِي المُخَيَّمِ.
Kamp ateşinden yükselen alevlerden kıvılcımlar uçuştu.
تَطَايَرَ الشَّرَارُ مِنَ النَّارِ المُتَأَجِّجَةِ فِي المُخَيَّمِ.
Kamp ateşinden yükselen alevlerden kıvılcımlar uçuştu.
كَانَ الشَّرَارُ يَتَطَايَرُ فِي كُلِّ مَكَانٍ حَوْلَ مَنْطِقَةِ الحَرِيقِ.
Yangın bölgesinin etrafında her yerde ateş parçacıkları uçuşuyordu.
كَانَ الرَّجُلُ شَرَّارًا لَا يَرْحَمُ أَحَدًا.
Adam kimseye acımayan çok kötü biriydi.