جَلَسْنَا عَلَى شَطِّ النَّهْرِ.
Nehrin kıyısında oturduk.
جَلَسْنَا عَلَى شَطِّ النَّهْرِ.
Nehrin kıyısında oturduk.
شَطَّتِ السَّفِينَةُ عَنْ مَسَارِهَا بِسَبَبِ الرِّيَاحِ الْقَوِيَّةِ
Gemi şiddetli rüzgarlar nedeniyle rotasından ayrıldı.
شَطَّ الْمُسَافِرُ عَنِ الطَّرِيقِ الرَّئِيسِيِّ بِسَبَبِ الضَّبَابِ الْكَثِيفِ الَّذِي غَطَّى الْمِنْطَقَةَ.
Gezgin, bölgeyi kaplayan yoğun sis nedeniyle ana yoldan uzaklaştı.
شَطَّ الْكَاتِبُ عَنِ الْمَوْضُوعِ الْأَصْلِيِّ فِي مَقَالِهِ الْجَدِيدِ وَتَطَرَّقَ إِلَى قَضَايَا أُخْرَى.
Yazar, yeni makalesinde asıl konudan saptı ve başka konulara değindi.