أَكَلْتُ شَطْرَ الرَّغِيفِ.
Ekmeğin yarısını yedim.
أَكَلْتُ شَطْرَ الرَّغِيفِ.
Ekmeğin yarısını yedim.
mısra, beyit
شَطَرَ الْفَلَّاحُ الْأَرْضَ إِلَى قِسْمَيْنِ لِزِرَاعَةِ نَوْعَيْنِ مُخْتَلِفَيْنِ مِنَ الْمَحَاصِيلِ.
Çiftçi, farklı türde ürünler ekmek için araziyi ikiye böldü.