اعْتَادَتِ الْفَتَاةُ أَنْ تُمَشِّطَ شَعْرَهَا الطَّوِيلَ كُلَّ صَبَاحٍ قَبْلَ الذَّهَابِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ
Kız, okula gitmeden önce her sabah uzun saçlarını tarardı.
اعْتَادَتِ الْفَتَاةُ أَنْ تُمَشِّطَ شَعْرَهَا الطَّوِيلَ كُلَّ صَبَاحٍ قَبْلَ الذَّهَابِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ
Kız, okula gitmeden önce her sabah uzun saçlarını tarardı.
يُغَطِّي الشَّعْرُ جِسْمَ الْإِنْسَانِ لِحِمَايَتِهِ مِنَ الْعَوَامِلِ الْخَارِجِيَّةِ
Kıl, insan vücudunu dış etkenlerden korumak için kaplar.
الشِّعْرُ هُوَ فَنُّ التَّعْبِيرِ عَنِ الْمَشَاعِرِ وَالْأَفْكَارِ بِطَرِيقَةٍ جَمِيلَةٍ وَمُؤَثِّرَةٍ.
Şiir, duygu ve düşünceleri güzel ve etkileyici bir şekilde ifade etme sanatıdır.
يَتَمَيَّزُ الشِّعْرُ الْعَرَبِيُّ الْقَدِيمُ بِالْقَافِيَةِ وَالْوَزْنِ وَاسْتِخْدَامِ الصُّوَرِ الْبَلَاغِيَّةِ.
Eski Arap şiiri, kafiye, ölçü ve retorik imgelerin kullanımı ile karakterizedir.
كِتَابَةُ الشِّعْرِ هِيَ وَاحِدَةٌ مِنْ أَجْمَلِ الطُّرُقِ لِلتَّعْبِيرِ عَنِ الْمَشَاعِرِ.
Manzume yazmak, duyguları ifade etmenin en güzel yollarından biridir.
شَعَرْتُ بِالْبَرْدِ حَتَّى نُخَاعِ عِظَامِي.
Soğuk havayı iliklerime kadar hissettim.