أُصِيبَ الرَّجُلُ بِجَلْطَةٍ دِمَاغِيَّةٍ شَلَّتْ نِصْفَ جَسَدِهِ الْأَيْسَرَ بِشَكْلٍ كَامِلٍ.
Adam, vücudunun sol tarafını tamamen felç eden bir beyin pıhtısı geçirdi.
أُصِيبَ الرَّجُلُ بِجَلْطَةٍ دِمَاغِيَّةٍ شَلَّتْ نِصْفَ جَسَدِهِ الْأَيْسَرَ بِشَكْلٍ كَامِلٍ.
Adam, vücudunun sol tarafını tamamen felç eden bir beyin pıhtısı geçirdi.
الْإِضْرَابُ الْعَامُّ شَلَّ حَرَكَةَ النَّقْلِ وَالْمُوَاصَلَاتِ فِي الْمَدِينَةِ بِأَكْمَلِهَا
Genel grev, tüm şehirdeki ulaşımı ve taşımacılığı işlevsiz hale getirdi
etkisiz hâle getirmek, etkisizleştirmek, pasifize etmek, kötürüm etmek, kötürüm bırakmak