doğruكَانَ رَأْيُهُ صَائِبًا فِي هَذِهِ الْمَسْأَلَةِ الْمُعَقَّدَةِ.Bu karmaşık konuda görüşü doğruydu.
isabetliكَانَتْ رَمْيَتُهُ صَائِبَةً تَمَامًا وَأَصَابَتِ الْهَدَفَ مُبَاشَرَةً.Atışı tamamen isabetliydi ve doğrudan hedefi vurdu.