كُنْ صَادِقًا مَعَ نَفْسِكَ وَمَعَ الْآخَرِينَ لِتَحْقِيقِ السَّعَادَةِ الْحَقِيقِيَّةِ.
Gerçek mutluluğu elde etmek için kendine ve başkalarına karşı dürüst ol.
كُنْ صَادِقًا مَعَ نَفْسِكَ وَمَعَ الْآخَرِينَ لِتَحْقِيقِ السَّعَادَةِ الْحَقِيقِيَّةِ.
Gerçek mutluluğu elde etmek için kendine ve başkalarına karşı dürüst ol.
أَعْجَبَتْنِي كَلِمَاتُهُ الصَّادِقَةُ الَّتِي عَبَّرَتْ عَنْ مَشَاعِرِهِ بِصِدْقٍ.
Duygularını dürüstçe ifade eden samimi sözlerine hayran kaldım.
doğru, kalbi temiz, içten, mert, harbi, hakiki, özü sözü bir, gerçeğe uygun, candan, açık yürekli, temiz yürekli, özden, sahici, muhlis, doğrucu, içtenlikli, ihlaslı, hilesiz, yalansız, yapmacıksız, safderun, riyasız, doğrucu davut, kalbiselim, huluskâr
صَادَقْتُ عَلَى الْفَوْرِ عِدَّةَ أَشْخَاصٍ فِي الْمَدْرَسَةِ الْجَدِيدَةِ وَكُنْتُ سَعِيدًا جِدًّا.
Yeni okulda hemen birkaç kişiyle arkadaş oldum ve çok mutlu oldum.
dostluk etmek