صَارَ الْجَوُّ بَارِدًا جِدًّا فِي الْخَارِجِ بَعْدَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.
Güneş battıktan sonra dışarıda hava çok soğuk oldu.
صَارَ الْجَوُّ بَارِدًا جِدًّا فِي الْخَارِجِ بَعْدَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.
Güneş battıktan sonra dışarıda hava çok soğuk oldu.
صَارَ الْمَاءُ ثَلْجًا عِنْدَمَا انْخَفَضَتْ دَرَجَةُ الْحَرَارَةِ إِلَى الصِّفْرِ.
Sıcaklık sıfıra düştüğünde su buza dönüştü.
hâline gelmek