أَنَا سَعِيدٌ جِدًّا لِأَنَّنِي تَعَرَّفْتُ عَلَى صَدِيقٍ مِثْلِكَ.
Senin gibi bir arkadaş tanıdığım için çok mutluyum.
أَنَا سَعِيدٌ جِدًّا لِأَنَّنِي تَعَرَّفْتُ عَلَى صَدِيقٍ مِثْلِكَ.
Senin gibi bir arkadaş tanıdığım için çok mutluyum.
الصَّدِيقُ الْحَقِيقِيُّ هُوَ الَّذِي يَقِفُ بِجَانِبِكَ فِي وَقْتِ الشِّدَّةِ.
Gerçek dost, zor zamanlarda yanında olandır.
كَانَ صَدِيقِي يُرَافِقُنِي فِي كُلِّ رِحْلَاتِي.
Arkadaşım tüm seyahatlerimde bana yoldaşlık ediyordu.
Ayrıca: ahbap, refik
tanıdık, tanış, yâr, tanışık