صَرَخَتِ الْمَرْأَةُ عِنْدَمَا رَأَتْ لِصًّا يُحَاوِلُ دُخُولَ مَنْزِلِهَا.
Kadın, evine girmeye çalışan bir hırsız gördüğünde çığlık attı.
صَرَخَتِ الْمَرْأَةُ عِنْدَمَا رَأَتْ لِصًّا يُحَاوِلُ دُخُولَ مَنْزِلِهَا.
Kadın, evine girmeye çalışan bir hırsız gördüğünde çığlık attı.
صَرَخَ الطِّفْلُ بِأَعْلَى صَوْتِهِ عِنْدَمَا سَقَطَ عَلَى الْأَرْضِ.
Çocuk yere düştüğünde tüm gücüyle bağırdı.
صَرَخَ الرَّجُلُ بِأَعْلَى صَوْتِهِ طَلَبًا لِلْمُسَاعَدَةِ.
Adam yardım istemek için tüm gücüyle haykırdı.
car etmek, feryat etmek, cırlamak, bangırdamak, cıyaklamak, ciyaklamak, böğürmek, yırtınmak, ünlemek, zırlamak, çığırmak, höykürmek, carlamak, şarlamak