كَانَ كَلَامُهُ صَرِيحًا وَوَاضِحًا لِلْجَمِيعِ.
Konuşması herkes için açık ve netti.
كَانَ كَلَامُهُ صَرِيحًا وَوَاضِحًا لِلْجَمِيعِ.
Konuşması herkes için açık ve netti.
أَنَا أُقَدِّرُ الشَّخْصَ الصَّرِيحَ الَّذِي يَقُولُ مَا يُفَكِّرُ فِيهِ.
Ne düşündüğünü söyleyen dürüst kişiye değer veririm.
كَانَتِ ابْتِسَامَتُهُ صَرِيحَةً وَتُعَبِّرُ عَنْ فَرَحٍ حَقِيقِيٍّ.
Gülümsemesi samimiydi ve gerçek bir sevinci ifade ediyordu.
direkt, açık sözlü, açık kalpli, şeffaf, açık yürekli, tok sözlü, dobra, alnı açık, dolaysız, doğrucu, dolambaçsız, maskesiz, örtüsüz, doğrucu davut, harbici, belirtik