صَعِدَ إِلَى الطَّابِقِ الْعُلْوِيِّ لِيُحْضِرَ بَعْضَ الْكُتُبِ.
Birkaç kitap getirmek için üst kata çıktı.
صَعِدَ إِلَى الطَّابِقِ الْعُلْوِيِّ لِيُحْضِرَ بَعْضَ الْكُتُبِ.
Birkaç kitap getirmek için üst kata çıktı.
صَعِدَ الْمُتَسَلِّقُونَ الْجَبَلَ بِتَسَلُّقٍ صَعْبٍ لِلْوُصُولِ إِلَى الْقِمَّةِ.
Dağcılar zirveye ulaşmak için zorlu bir tırmanışla dağa tırmandılar.
itila etmek