هُنَاكَ صُعُودٌ مَلْحُوظٌ فِي عَدَدِ السُّيَّاحِ الَّذِينَ يَزُورُونَ هَذِهِ المَدِينَةَ كُلَّ عَامٍ.
Her yıl bu şehri ziyaret eden turist sayısında belirgin bir artış var.
هُنَاكَ صُعُودٌ مَلْحُوظٌ فِي عَدَدِ السُّيَّاحِ الَّذِينَ يَزُورُونَ هَذِهِ المَدِينَةَ كُلَّ عَامٍ.
Her yıl bu şehri ziyaret eden turist sayısında belirgin bir artış var.
شَهِدَتْ أَسْعَارُ النَّفْطِ صُعُودًا كَبِيرًا بَعْدَ الْأَحْدَاثِ الْأَخِيرَةِ فِي الشَّرْقِ الْأَوْسَطِ.
Ortadoğu'daki son olaylardan sonra petrol fiyatlarında büyük bir yükseliş yaşandı.
كَانَ صُعُودُ الْجَبَلِ صَعْبًا لِلْغَايَةِ بِسَبَبِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ السَّيِّئَةِ.
Kötü hava koşulları nedeniyle dağa tırmanış çok zordu.
terfi, yükselme, tırmanma, binme, biniş, çıkış, yükselim, şahlanış, güçleniş, yüceliş