تَسَبَّبَ الصَّقِيعُ فِي تَلَفِ أَوْرَاقِ النَّبَاتَاتِ الْحَسَّاسَةِ.
Don, hassas bitkilerin yapraklarına zarar verdi.
تَسَبَّبَ الصَّقِيعُ فِي تَلَفِ أَوْرَاقِ النَّبَاتَاتِ الْحَسَّاسَةِ.
Don, hassas bitkilerin yapraklarına zarar verdi.
تَضَرَّرَتْ مُعْظَمُ الزُّهُورِ فِي الْحَدِيقَةِ بِسَبَبِ الصَّقِيعِ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ.
Dün gece ayazdan dolayı bahçedeki çiçeklerin çoğu zarar gördü.
عِنْدَمَا اسْتَيْقَظْنَا فِي الصَّبَاحِ، كَانَ هُنَاكَ طَبَقَةٌ رَقِيقَةٌ مِنَ الصَّقِيعِ عَلَى النَّبَاتَاتِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Sabah kalktığımızda bahçedeki bitkilerin üzerinde ince bir kırağı tabakası vardı.
Ayrıca: buzlanma
kırç, zağ