وَصَلَ

يَصِلُ، وُصُول
Aynı yazılan 2 kelime daha

وَصَلَ الْقِطَارُ إِلَى الْمَحَطَّةِ فِي الْمَوْعِدِ.

Tren istasyona zamanında vardı.

صِلْ هَذِهِ الْأَسْلَاكَ بِبَعْضِهَا الْبَعْضِ لِتَشْغِيلِ الْجِهَازِ.

Cihazı çalıştırmak için bu kabloları birbirine bağla.

صِلِ الْأَجْزَاءَ الْمَكْسُورَةَ بِعِنَايَةٍ فَائِقَةٍ.

Kırık parçaları çok dikkatli bir şekilde birleştir.

صِلّ

أَصْلَال

لَدَغَ الصِّلُّ الرَّجُلَ فِي الصَّحْرَاءِ.

Engerek çölde adamı soktu.

صَلَّ