ضَحُوك

الطِّفْلُ الضَّحُوكُ يَمْلَأُ الْبَيْتَ بِالْبَهْجَةِ وَالسُّرُورِ.

Neşeli çocuk evi neşe ve sevinçle dolduruyor.

إِنَّهَا امْرَأَةٌ ضَحُوكٌ تُحِبُّ أَنْ تُمْضِيَ وَقْتَهَا مَعَ الْأَصْدِقَاءِ.

O, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seven, gülmeyi seven bir kadın.

كَانَ رَجُلًا ضَحُوكًا وَمَرِحًا، يُحِبُّ أَنْ يَرَى النَّاسَ سُعَدَاءَ.

İnsanların mutlu olduğunu görmeyi seven, güleryüzlü ve neşeli bir adamdı.