ضَحَّى

يُضَحِّي، تَضْحِيَة
Aynı yazılan 1 kelime daha

ضَحَّى الْجُنْدِيُّ بِحَيَاتِهِ مِنْ أَجْلِ وَطَنِهِ.

Asker vatanı için canını feda etti.

ضُحًى

التَقَيْنا في ضُحَى يَوْمٍ جَميلٍ لِتَناوُلِ القَهْوَةِ.

Kahve içmek için güzel bir kuşluk vaktinde buluştuk.

في ضُحَى ذلِكَ اليَوْمِ، كانَتِ الشَّمْسُ مُشْرِقَةً والسَّماءُ صافِيَةً.

O günün sabahında güneş parlıyordu ve gökyüzü açıktı.