تَوَقَّفَ ضَخُّ الْمِيَاهِ إِلَى الْحَيِّ بِسَبَبِ عُطْلٍ فِي الْمَحَطَّةِ.

İstasyondaki bir arıza yüzünden mahalleye su pompalanması durdu.

سَاعَدَ ضَخُّ الْأَمْوَالِ فِي الْمَدَارِسِ عَلَى تَحْسِينِ التَّعْلِيمِ.

Okullara kaynak aktarılması eğitimin iyileşmesine yardımcı oldu.

Eşdizimler

ضَخَّ

يَضُخُّ، ضَخّ

ضَخَّ العَامِلُ المَاءَ إِلَى الخَزَّانِ.

İşçi suyu depoya pompaladı.

ضَخَّ الطَّبِيبُ الدَّوَاءَ فِي الْوَرِيدِ.

Doktor ilacı damardan enjekte etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler