يُعَانِي مِنْ ضَعْفٍ فِي الْبَصَرِ بِسَبَبِ التَّقَدُّمِ فِي الْعُمْرِ.

Yaşlılık nedeniyle görme zayıflığı çekiyor.

قَدْ يَكُونُ الضَّعْفُ نَاتِجًا عَنْ سُوءِ التَّغْذِيَةِ.

Çelimsizlik, yetersiz beslenmeden kaynaklanabilir.

يَشْعُرُ المَرِيضُ بِضُعْفٍ فِي جِسْمِهِ.

Hasta vücudunda güçsüzlük hissediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

ضَعُفَ

يَضْعُفُ، ضُعْف

ضَعُفَ بَصَرُ جَدِّي مَعَ مُرُورِ السِّنِينَ.

Dedemin görmesi yıllar geçtikçe zayıfladı.

ضِعْف

دَفَعَ ضِعْفَ الثَّمَنِ.

Fiyatın iki katını ödedi.

ضَعَّفَ

يُضَعِّفُ، تَضْعِيف

ضَعَّفَ التَّاجِرُ رِبْحَهُ.

Tüccar kârını iki katına çıkardı.

مِنَ الْمُهِمِّ تَضْعِيفُ هَذِهِ الْكَلِمَةِ لِنُطْقِهَا بِشَكْلٍ صَحِيحٍ.

Bu kelimeyi doğru telaffuz etmek için şeddelemek önemlidir.