ضَمَّ الْمُعَلِّمُ مُلَاحَظَاتٍ إِضَافِيَّةً إِلَى التَّقْرِيرِ.
Öğretmen, rapora ek notlar ekledi.
ضَمَّ الْمُعَلِّمُ مُلَاحَظَاتٍ إِضَافِيَّةً إِلَى التَّقْرِيرِ.
Öğretmen, rapora ek notlar ekledi.
ضَمَّ الأُمُّ طِفْلَهَا بِحَنَانٍ بَعْدَ غِيَابٍ طَوِيلٍ.
Anne, uzun bir ayrılıktan sonra çocuğunu şefkatle kucakladı.
يَضُمُّ الْكِتَابُ مَجْمُوعَةً مُتَنَوِّعَةً مِنَ الْقِصَصِ الْقَصِيرَةِ.
Kitap, çeşitli kısa öyküler içermektedir.
ilhak etmek, büzmek, bitiştirmek, iliştirmek, sığıştırmak
ضَمَّتْ رُوسِيَا شِبْهَ جَزِيرَةِ الْقِرْمِ فِي عَامِ 2014 وَتَسَبَّبَتْ فِي رُدُودِ فِعْلٍ دَوْلِيَّةٍ.
Rusya, Kırım'ı 2014 yılında ilhak etti ve uluslararası tepkilere neden oldu.
ekleme, katma, kucaklama, kucaklanma, iliştirilme, iliştirme, inzimam, bitiştirilme, bitiştirme