تَدْرُسُ أُخْتِي الطِّبَّ فِي الْجَامِعَةِ لِأَنَّهَا تُرِيدُ أَنْ تُسَاعِدَ الْمَرْضَى فِي بَلَدِنَا.
Ablam ülkemizdeki hastalara yardım etmek istediği için üniversitede tıp okuyor.
تَدْرُسُ أُخْتِي الطِّبَّ فِي الْجَامِعَةِ لِأَنَّهَا تُرِيدُ أَنْ تُسَاعِدَ الْمَرْضَى فِي بَلَدِنَا.
Ablam ülkemizdeki hastalara yardım etmek istediği için üniversitede tıp okuyor.
دِرَاسَةُ الطِّبِّ هِيَ عَمَلِيَّةٌ طَوِيلَةٌ وَشَاقَّةٌ.
Tababet okumak uzun ve zorlu bir süreçtir.
doktorluk, hekimlik, tabiplik