طَرَقَ

يَطْرُقُ، طَرْق
Aynı yazılan 1 kelime daha

طَرَقَ الرَّجُلُ الْبَابَ وَانْتَظَرَ رَدًّا مِنَ الدَّاخِلِ، وَكَانَ نَافِدَ الصَّبْرِ.

Adam kapıyı tıklatarak içeriden bir cevap bekledi, sabırsızlanıyordu.

طَرَقَ الْحَدَّادُ الْحَدِيدَ بِالْمِطْرَقَةِ.

Demirci demiri çekiçle dövdü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

طَرْق

سَمِعْنَا طَرْقَ الْبَابِ فِي اللَّيْلِ.

Gece kapıya vurma sesini duyduk.

يَعْمَلُ الْحَدَّادُ بِطَرْقِ الْحَدِيدِ السَّاخِنِ.

Demirci sıcak demiri dövme işiyle uğraşır.