قَرَّرَ الزَّوْجُ أَنْ يُطَلِّقَ زَوْجَتَهُ بِسَبَبِ الْخِلَافَاتِ الْمُسْتَمِرَّةِ.
Koca, devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle eşini boşamaya karar verdi.
قَرَّرَ الزَّوْجُ أَنْ يُطَلِّقَ زَوْجَتَهُ بِسَبَبِ الْخِلَافَاتِ الْمُسْتَمِرَّةِ.
Koca, devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle eşini boşamaya karar verdi.
جَلَسْنَا فِي الْهَوَاءِ الطَّلْقِ.
Açık havada oturduk.