طُول

أَطْوَال
Aynı yazılan 1 kelime daha

قَاسَ الْخَيَّاطُ طُولَ الْقُمَاشِ ثُمَّ قَصَّهُ لِيَصْنَعَ لِي قَمِيصًا جَدِيدًا.

Terzi kumaşın uzunluğunu ölçtü, sonra bana yeni bir gömlek yapmak için kesti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

طَوَّلَ

يُطَوِّلُ، تَطْوِيل

طَوَّلَتِ الْخَيَّاطَةُ الْبِنْطَالَ لِأَنَّهُ كَانَ قَصِيرًا عَلَى ابْنِي الَّذِي كَبِرَ كَثِيرًا هَذِهِ السَّنَةَ.

Terzi pantolonu uzattı, çünkü bu yıl çok büyüyen oğluma kısa geliyordu.

لَا تُطَوِّلْ فِي الِانْتِظَارِ، فَالْوَقْتُ ثَمِينٌ.

Beklemeyi uzatma, zaman değerlidir.

İlişkili Kelimeler