طَوَى الرَّجُلُ الْجَرِيدَةَ وَوَضَعَهَا عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Adam gazeteyi katlayıp masanın üzerine koydu.
طَوَى الرَّجُلُ الْجَرِيدَةَ وَوَضَعَهَا عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Adam gazeteyi katlayıp masanın üzerine koydu.
وَجَدْنَا طَوِيَّ مَاءٍ قَدِيمٍ فِي الصَّحْرَاءِ أَثْنَاءَ رِحْلَتِنَا.
Seyahatimiz sırasında çölde eski bir su kuyusu bulduk.