عَايَرَ

يُعَايِرُ، مُعَايَرَة

لَا تُعَايِرْ صَدِيقَكَ بِفَقْرِهِ.

Arkadaşının fakirliğini yüzüne vurma.

لَا يَجِبُ أَنْ تُعَايِرَ النَّاسَ عَلَى أَخْطَائِهِمْ.

İnsanları hatalarından dolayı ayıplamamalısın.

عَايَرْتُهُ عَلَى فَعْلَتِهِ الشَّنِيعَةِ أَمَامَ الجَمِيعِ.

Herkesin önünde yaptığı kötü davranıştan dolayı onu kınadı.

Ayrıca: eleştirmek, ayarlamak (ölçü aletini)

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler