عَاذَ

يَعُوذُ

عَاذَ الطَّائِرُ إِلَى عُشِّهِ لِيَحْتَمِيَ مِنَ الْمَطَرِ الْغَزِيرِ.

Kuş, şiddetli yağmurdan korunmak için yuvasına sığındı.

عَاذَ السِّيَاسِيُّ إِلَى دَوْلَةٍ أُخْرَى بَعْدَ تَعَرُّضِهِ لِلتَّهْدِيدِ فِي بِلَادِهِ.

Siyasetçi, ülkesinde tehdit edildikten sonra başka bir ülkeye iltica etti.

عَاذَ اللَّاجِئُونَ إِلَى الْمُخَيَّمِ بَعْدَ أَنْ فَقَدُوا مَنَازِلَهُمْ بِسَبَبِ الْحَرْبِ.

Mülteciler, savaş nedeniyle evlerini kaybettikten sonra kampa sığındılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler