عَبَسَ الرَّجُلُ عِنْدَمَا سَمِعَ خَبَرًا سَيِّئًا عَنْ شَرِكَتِهِ.
Adam, şirketi hakkında kötü bir haber duyduğunda kaşlarını çattı.
عَبَسَ الرَّجُلُ عِنْدَمَا سَمِعَ خَبَرًا سَيِّئًا عَنْ شَرِكَتِهِ.
Adam, şirketi hakkında kötü bir haber duyduğunda kaşlarını çattı.
surat etmek, yüzü düşmek, surat asmak, yüzü asılmak, yüzünü karartmak, dudak bükmek, dudak büzmek