عَثَرَ

يَعْثُرُ، عُثُور

عَثَرْتُ عَلَى صَدِيقٍ قَدِيمٍ فِي الْمَطَارِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ مِنَ الِانْقِطَاعِ.

Yıllar sonra havaalanında eski bir arkadaşıma rastladım.

عَثَرَ الْبَاحِثُونَ عَلَى دَلِيلٍ جَدِيدٍ يَدْعَمُ نَظَرِيَّتَهُمْ.

Araştırmacılar, teorilerini destekleyen yeni bir kanıt buldular.

عَثَرَ الطِّفْلُ بِحَجَرٍ فِي الطَّرِيقِ.

Çocuk yoldaki bir taşa takılıp tökezledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler