تَقَدَّمَتِ الشَّرِكَةُ بِطَلَبِ إِفْلَاسٍ بِسَبَبِ عَجْزِهَا.
Şirketin aczi nedeniyle iflas başvurusunda bulundu.
تَقَدَّمَتِ الشَّرِكَةُ بِطَلَبِ إِفْلَاسٍ بِسَبَبِ عَجْزِهَا.
Şirketin aczi nedeniyle iflas başvurusunda bulundu.
أَعْلَنَتِ الشَّرِكَةُ عَنْ عَجْزٍ فِي الْمِيزَانِيَّةِ.
Şirket bütçede açık olduğunu duyurdu.
sakatlık, çaresizlik, engellilik, biçarelik, dermansızlık, kötürümlük, iktidarsızlaşma, iktidarsızlık, maluliyet, malullük, naçarlık, âcizleşme, umarsızlık, yetmezlik, özürlülük, âcizlik, zebunluk, yetersizlik, eksiklik
عَجَزَ الطَّالِبُ عَنْ حَلِّ المَسْأَلَةِ.
Öğrenci problemi çözemedi.
kıç, mabat