بَدَأَ الطِّفْلُ يَعُدُّ الْأَرْقَامَ بِصَوْتٍ عَالٍ.
Çocuk yüksek sesle sayıları saymaya başladı.
بَدَأَ الطِّفْلُ يَعُدُّ الْأَرْقَامَ بِصَوْتٍ عَالٍ.
Çocuk yüksek sesle sayıları saymaya başladı.
يَجِبُ أَنْ نَعُدَّ جَمِيعَ الِاحْتِمَالَاتِ قَبْلَ اتِّخَاذِ الْقَرَارِ النِّهَائِيِّ.
Son kararı vermeden önce tüm olasılıkları göz önüne almalıyız.
يَجِبُ أَنْ نَعُدَّ التَّكَالِيفَ قَبْلَ الْبَدْءِ فِي الْمَشْرُوعِ.
Projeye başlamadan önce maliyetleri hesaplamalıyız.
tadat etmek, telakki etmek, rakamlamak, sayımlamak
بَدَأَ الْعَدُّ التَّنَازُلِيُّ قَبْلَ إِطْلَاقِ الصَّارُوخِ.
Roketin fırlatılmasından önce geri sayım başladı.
sayış, tadat, sayılış, sayılma, addedilme