عَرَّاب

لَعِبَ الْمُحَامِي دَوْرَ الْعَرَّابِ فِي تَسْوِيَةِ النِّزَاعِ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ.

Avukat, iki taraf arasındaki anlaşmazlığı çözmede arabulucu rolü oynadı.

يَبْحَثُ الْفَرِيقُ الرِّيَاضِيُّ عَنْ عَرَّابٍ لِتَمْوِيلِ مُشَارَكَتِهِ فِي الْبُطُولَةِ.

Spor takımı, turnuvaya katılımını finanse edecek bir sponsor arıyor.

تَمَّ اخْتِيَارُ الْعَمِّ لِيَكُونَ عَرَّابَ الطِّفْلِ الْجَدِيدِ فِي الْعَائِلَةِ.

Amca, ailenin yeni çocuğunun vaftiz babası olarak seçildi.