عِزْبَة

عِزَب

يَعِيشُ الْفَلَّاحُ فِي عِزْبَةٍ صَغِيرَةٍ قُرْبَ النَّهْرِ.

Çiftçi nehrin yakınındaki küçük bir mezrada yaşıyor.

يَمْلِكُ جَدِّي عِزْبَةً كَبِيرَةً فِي الرِّيفِ.

Dedemin kırsalda büyük bir çiftliği var.