بَدَأَ العَمَلَ عَزْمًا عَلَى تَحْقِيقِ هَدَفِهِ.
Hedefine ulaşmak için kararlılıkla çalışmaya başladı.
بَدَأَ العَمَلَ عَزْمًا عَلَى تَحْقِيقِ هَدَفِهِ.
Hedefine ulaşmak için kararlılıkla çalışmaya başladı.
تَقَدَّمَ فِي المَشْرُوعِ عَزْمًا عَلَى النَّجَاحِ.
Başarıya ulaşmak için projede azimle ilerledi.
تَصَدَّقَ عَلَى الفُقَرَاءِ عَزْمًا عَلَى نَيْلِ رِضَا اللهِ.
Allah'ın rızasını kazanmak niyetiyle fakirlere sadaka verdi.