kulübeقَضَيْنَا اللَّيْلَةَ فِي عُشَّةٍ صَغِيرَةٍ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ.Geceyi deniz kenarındaki küçük bir kulübede geçirdik.
barakaالْعُمَّالُ يَسْتَخْدِمُونَ الْعُشَّةَ كَمَخْزَنٍ لِلْأَدَوَاتِ.İşçiler barakayı alet deposu olarak kullanıyorlar.