عَضْب

ظَهَرَ الْعَضْبُ عَلَى وَجْهِهِ عِنْدَمَا سَمِعَ الْخَبَرَ السَّيِّئَ

Kötü haberi duyduğunda yüzünde öfke belirdi.

تَحَدَّثَ الْمُدِيرُ بِعَضْبٍ شَدِيدٍ بِسَبَبِ الْإِهْمَالِ فِي الْعَمَلِ

Müdür işteki ihmal nedeniyle büyük bir hiddetle konuştu.