بَدَأَ الْوَلَدُ يَعْطِسُ بِسَبَبِ الْغُبَارِ الْمُتَرَاكِمِ فِي الْغُرْفَةِ الْقَدِيمَةِ.
Çocuk eski odadaki birikmiş toz yüzünden hapşırmaya başladı.
بَدَأَ الْوَلَدُ يَعْطِسُ بِسَبَبِ الْغُبَارِ الْمُتَرَاكِمِ فِي الْغُرْفَةِ الْقَدِيمَةِ.
Çocuk eski odadaki birikmiş toz yüzünden hapşırmaya başladı.
عَطَسْتُ طَوَالَ الْيَوْمِ بِلَا تَوَقُّفٍ بِسَبَبِ الزُّكَامِ.
Soğuk algınlığı yüzünden bütün gün durmadan aksırdım.
ارْتَجَفْتُ بِصَوْتِ الْعَطْسِ وَنَظَرْتُ حَوْلِي.
Hapşırış sesiyle irkildim ve etrafıma bakındım.